Minik Abdest Damlasının Masalı
Bir varmış bir yokmuş. Güneşin sıcacık ışıklarıyla aydınlanan güzel bir cami avlusu varmış.
Bu avluda, etrafı çiçeklerle süslü bir şadırvan bulunurmuş. Şadırvandan akan sular tatlı tatlı şırıldarmış.
Şadırvanın içinde minicik bir su damlası yaşarmış. Adı Pırıl’mış.
Pırıl, tertemiz ve parlak bir damlaymış. Güneş ışıkları üzerine düştüğünde küçük bir yıldız gibi ışıldarmış.
Ailesiyle birlikte şadırvanda yaşar, diğer damlalarla neşeyle oynarmış.
Pırıl çok meraklıymış.
Her sabah caminin avlusuna gelen insanları izlermiş.
Bir gün babasına sormuş:
“Babacığım, insanlar neden ellerini ve yüzlerini yıkıyor?”
Babası gülümsemiş.
“Çünkü namazdan önce abdest alıyorlar, Pırıl.”
“Abdest ne demek?” diye sormuş küçük damla.
“Abdest, Müslümanların namaza hazırlanırken belirli organlarını yıkayarak ve mesh ederek yaptıkları bir temizlik ibadetidir.”
Pırıl biraz düşünmüş.
“Demek su, insanların temizlenmesine yardımcı oluyor!” demiş.
“Evet, küçük damlam. Su çok değerli bir nimettir. Onu temiz tutmalı ve boşa harcamamalıyız.”
Pırıl bu sözleri çok sevmiş.
“Ben de insanlara faydalı olmak isterim!” demiş.
O sabah caminin avlusuna küçük bir çocuk gelmiş.
Çocuğun adı Yusuf’muş.
Yusuf, babasının elini tutarak şadırvana yaklaşmış.
“Baba, bugün abdest almayı ben de öğrenebilir miyim?” diye sormuş.
Babası gülümsemiş.
“Elbette, Yusuf. Sana adım adım gösterebilirim.”
Pırıl onları merakla izlemeye başlamış.
Yusuf önce besmele çekmiş.
Sonra ellerini yıkamış.
Babası ona abdest alırken suyu gereğinden fazla akıtmamayı hatırlatmış.
Yusuf musluğu dikkatlice kullanmış.
Ardından babasının yardımıyla ağzına ve burnuna su vermeyi öğrenmiş.
Yüzünü yıkamış.
Kollarını dirsekleriyle birlikte yıkamış.
Başını mesh etmiş.
Kulaklarını mesh ettikten sonra ayaklarını topuklarıyla birlikte yıkamış.
Yusuf sevinçle gülümsemiş.
“Baba, abdest almak ne güzelmiş!” demiş.
Pırıl da mutlu olmuş.
“Ben de bir gün böyle güzel bir işe yardımcı olabilirim,” diye düşünmüş.
O sırada hafif bir rüzgâr esmeye başlamış.
Önce ağaçların yaprakları sallanmış.
Sonra şadırvanın çevresindeki çiçekler usulca eğilmiş.
Derken rüzgâr biraz daha kuvvetlenmiş.
Pırıl, şadırvanın kenarındaki bir su sıçramasıyla dışarıya savrulmuş.
Bir yaprağın üzerine düşmüş.
Şaşkınlıkla çevresine bakmış.
“Anneciğim! Babacığım!” diye seslenmiş.
Ama ailesi onu duyamamış.
Pırıl ilk kez şadırvandan bu kadar uzaklaşmış.
Kalbi hızlı hızlı atmaya başlamış.
Biraz korkmuş ve endişelenmiş.
“Acaba geri dönebilecek miyim?” diye düşünmüş.
Çevresindeki her şey ona çok büyük görünüyormuş.
Bir çiçeğin gövdesi bile kocaman bir ağaç gibiymiş.
Pırıl önce büyük bir yaprağın altına saklanmış.
“Burada beklersem belki korkum geçer,” demiş.
Bir süre sessizce durmuş.
Ancak ailesine nasıl döneceğini hâlâ bilmiyormuş.
Sonra yaprağın altından çıkmış.
“Belki hızlıca ilerlersem şadırvanı bulabilirim!” diye düşünmüş.
Yaprağın üzerindeki küçük su yolunda kaymaya başlamış.
Bir o yana, bir bu yana hareket etmiş.
Fakat yanlış yöne gittiğini fark etmiş.
Yorulmuş.
“Çok acele ettim,” diye fısıldamış.
Pırıl bir süre durmuş.
Babasıyla yaptığı konuşmayı hatırlamış.
“Zorlandığımda önce sakinleşebilirim,” diye düşünmüş.
Derin bir nefes aldığını hayal etmiş.
Sonra çevresine dikkatle bakmış.
Yakınında pembe bir çiçek varmış.
Çiçek hafifçe sallanıyormuş.
“Merhaba, küçük çiçek,” demiş Pırıl.
“Merhaba, minik damla. Neden üzgünsün?” diye sormuş çiçek.
“Rüzgâr beni ailemden uzaklaştırdı. Şadırvana geri dönmek istiyorum.”
Çiçek yapraklarını hafifçe eğmiş.
“Şadırvanın sesini dinlemeyi denedin mi?” diye sormuş.
Pırıl şaşırmış.
“Sesini mi?”
“Evet. Şadırvandan sürekli su sesi geliyor. Belki sana yönünü hatırlatabilir.”
Pırıl sessizleşmiş.
Kuşların cıvıltısını dinlemiş.
Yaprakların hışırtısını duymuş.
Sonra uzaktan gelen tanıdık bir ses fark etmiş.
“Şırıl şırıl, şırıl şırıl…”
Pırıl sevinmiş.
“Bu bizim şadırvanın sesi!” demiş.
Çiçeğe teşekkür etmiş.
Ardından güneş ışıklarının aydınlattığı avluya bakmış.
Şadırvanın beyaz taşları uzaktan parlıyormuş.
“Şimdi hangi tarafta olduğunu biliyorum!” demiş.
Yaprağın üzerindeki su yolunu dikkatle takip etmeye başlamış.
Yolun sonunda küçük taşlar varmış.
Pırıl taşların arasındaki ince su izini görmüş.
O izi takip etmiş.
Biraz ilerleyince yeniden durmuş.
“Acele etmeden ilerlemek daha iyi,” diye düşünmüş.
O sırada hafif bir esinti yaprağı şadırvana doğru eğmiş.
Pırıl küçük bir su damlası olarak yaprağın ucundan aşağı kaymış.
Şadırvanın yanındaki taş oluğa düşmüş.
Orada biriken temiz suyla birlikte yavaşça ilerlemiş.
Biraz sonra tanıdık sesler duymuş.
“Pırıl! Minik Pırıl!”
Bu annesinin sesiymiş.
“Anneciğim, buradayım!” diye seslenmiş.
Şadırvanın yanındaki küçük su oluğu, Pırıl’ı ailesinin bulunduğu bölüme ulaştırmış.
Annesi ve babası onu görünce çok sevinmiş.
“Seni çok merak ettik!” demiş annesi.
Pırıl da onlara kavuştuğu için mutlu olmuş.
“Ben de sizi çok özledim!” demiş.
Babası sormuş:
“Bizi nasıl buldun?”
Pırıl heyecanla anlatmaya başlamış.
“Önce yaprağın altına saklandım. Sonra hızlıca ilerlemeyi denedim. Ama yolumu bulamadım.”
“Peki sonra?” diye sormuş annesi.
“Sakinleştim. Etrafımı dinledim. Bir çiçek bana şadırvanın sesini hatırlattı. Güneşin aydınlattığı taşlara baktım ve dönüş yolunu buldum!”
Annesi gülümsemiş.
“Korktuğunu fark etmişsin. Sonra düşünerek yeni bir yol denemişsin.”
Pırıl başını sallamış.
“Bir de yardım istemenin güzel olduğunu öğrendim.”
O sırada Yusuf yeniden şadırvanın yanına gelmiş.
Babasıyla birlikte namaza hazırlanıyorlarmış.
Yusuf musluğu açmış.
Abdestini dikkatlice almaya başlamış.
Pırıl, suyun içinde ailesiyle birlikte ışıldıyormuş.
“Bakın!” demiş heyecanla. “Yusuf yine abdest alıyor!”
Babası gülümsemiş.
“Su, Allah’ın bize verdiği değerli nimetlerden biridir. Temizlik için kullandığımız suya özen göstermeliyiz.”
Pırıl, Yusuf’un musluğu gerektiği kadar açtığını görmüş.
“Yusuf suyu boşa harcamıyor!” demiş.
Annesi başını sallamış.
“Evet. İhtiyacımız kadar su kullanmak güzel bir alışkanlıktır.”
Yusuf abdestini tamamlayınca babasına dönmüş.
“Bugün hem abdest almayı hem de suyu dikkatli kullanmayı öğrendim,” demiş.
Babası gülümsemiş.
“Ne güzel, Yusuf.”
Pırıl bu konuşmayı duyunca çok mutlu olmuş.
O gün hem ailesine kavuşmuş hem de suyun ne kadar değerli olduğunu yeniden hatırlamış.
Akşam olunca gökyüzü pembe ve turuncu renklere bürünmüş.
Avludaki kuşlar yuvalarına dönmüş.
Çiçekler hafif rüzgârda sallanmış.
Şadırvanın suyu sakin sakin şırıldamış.
Pırıl ailesinin yanında huzurla durmuş.
Annesi ona sormuş:
“Bugün neler öğrendin, küçük damlam?”
Pırıl biraz düşünmüş.
“Korktuğumda durup sakinleşebilirim. Etrafıma dikkatle bakabilirim. Yardım isteyebilirim.”
Sonra gülümseyerek eklemiş:
“Bir de suyun çok değerli olduğunu öğrendim. İnsanlar abdest alırken suyu dikkatli kullanmalı.”
Babası sevgiyle gülümsemiş.
“Bugün çok şey öğrenmişsin.”
Pırıl gözlerini kapatmış.
Şadırvanın tatlı sesini dinlemiş.
“Şırıl şırıl, şırıl şırıl…”
Artık kendisini güvende hissediyormuş.
Ve ailesinin yanında tatlı bir uykuya dalmış.
Gökten üç damla düşmüş. Biri Pırıl’a, biri ailesine, biri de bu masalı dinleyen bütün miniklere…
Minik Abdest Damlasının Masalının Konusu
Minik Abdest Damlasının Masalı, cami avlusundaki bir şadırvanda yaşayan Pırıl adlı küçük su damlasının ailesinden uzaklaşmasını ve yeniden ailesine kavuşmasını anlatan eğitici bir çocuk masalıdır.
Pırıl, şadırvanda abdest alan Yusuf’u izlerken abdestin temizlikle ilişkisini ve suyun değerini öğrenir. Bir gün rüzgârla ailesinden uzaklaştığında korkar. Ancak sakinleşip çevresini dinleyerek ve bir çiçekten yardım alarak geri dönüş yolunu bulur.
Bu dini çocuk masalı; abdest, temizlik, su tasarrufu, cesaret, aile sevgisi ve ayrılık kaygısıyla baş etme konularını işler.
Masaldan Sonra Çocuğunuza Sorabileceğiniz Sorular
- Minik su damlasının adı neydi?
- Pırıl nerede yaşıyordu?
- Yusuf şadırvanda ne öğreniyordu?
- Pırıl ailesinden nasıl uzaklaştı?
- Pırıl korktuğunda kendisini sakinleştirmek için ne yaptı?
- Çiçek, Pırıl’a hangi fikri verdi?
- Abdest alırken suyu neden dikkatli kullanmalıyız?
- Sen korktuğunda kimlerden yardım isteyebilirsin?
Çocuklara Abdest ve Su Tasarrufu Nasıl Anlatılır?
Abdest, Müslümanların namaza hazırlanırken yerine getirdikleri bir temizlik ibadetidir. Çocuklara abdest anlatılırken onların yaşına uygun, kısa ve anlaşılır açıklamalar yapmak yararlı olabilir.
Abdest alırken ellerin, yüzün, kolların ve ayakların yıkanması; başın mesh edilmesi gibi uygulamalar bir yetişkinin rehberliğinde gösterilebilir. Çocukların merak ettiği soruları sormalarına fırsat vermek öğrenmeyi kolaylaştırabilir.
Bu masalda suyun gereksiz yere akıtılmaması da vurgulanır. Böylece çocuklar hem temizliğin hem de doğal kaynakları dikkatli kullanmanın önemini konuşabilir.
Pırıl’ın ailesinden uzaklaşınca hissettiği endişe ise çocuklarla korku, cesaret ve yardım isteme üzerine sohbet etmek için bir fırsattır.
Abdest, Besmele ve Dini Değerlerle İlgili Diğer Masallar
Çocuğunuzla temizlik, Allah sevgisi, besmele ve dini değerler hakkında başka hikâyeler de okuyabilirsiniz.
- Besmele ile Başlayan Masal: Mina’nın günlük yaşamında besmele söylemeyi öğrenmesini anlatan eğitici hikâye.
- Camileri Seven Filin Masalı: Küçük bir filin camilere duyduğu merakı ve cami sevgisini konu alır.
- Secde Eden Çiçeklerin Masalı: Mino adlı küçük çiçeğin ailesine kavuşmasını, Allah sevgisini ve şükretmeyi anlatır.
- 4 Yaş İçin Uyku Öncesi Kısa Dini Masal: Elif’in dua ve şükürle huzurlu bir uykuya hazırlanmasını anlatır.

