Bir varmış bir yokmuş, güneşli bir sabahta Mina varmış.
Mina altı yaşındaymış. Meraklı ve çok iyi niyetliymiş.
Saçları kıvırcıkmış. Gülmeyi çok severmiş.
Bugün ilk defa anaokuluna gidecekmiş.
Yatağından kalkmış. Oyuncak ayısına sarılmış.
Mina heyecanlıymış. Kalbi hızlı atıyormuş.
Biraz da endişeliymiş. Annesinden ayrılmak zor geliyormuş.
Annesi yanına gelmiş. Yumuşak sesle konuşmuş.
Demis ki, “Güne Bismillah ile başlayalım mı?”
Mina sormuş, “Bismillah ne demek anne?”
Annesi anlatmış, “Allah’ın adıyla başlarım demektir.”
“Başlarken Allah‘ı hatırlarız. Kalbimiz sakinleşir.”
“Bir işe sevgiyle başlarız. Yardım isteriz.”
Mina bu sözü çok sevmiş. İçini sıcak yapmış.
Tekrar etmiş, “Bismillah.” Sesi neşeli çıkmış.
Sonra çantasını toplamış. Bismillah demiş, fermuarı kapatmış.
Kalemlerini koymuş. Bismillah demiş, kapağı kapatmış.
Ayakkabısını giymiş. Bismillah demiş, bağcığı düğümlemiş.
Evden çıkmışlar. Yolda çiçekler açmış.
Kuşlar ötüyormuş. Güneş pırıl pırıl parlıyormuş.
Okulun kapısı görünmüş. Bahçede renkli çiçekler varmış.

Mina birden durmuş. Kalbi yine hızlı atmış.
Biraz endişelenmiş. Annesinin elini sıkıca tutmuş.
İçeri girmek istememiş. Ayakları geri gitmiş.
Annesi eğilmiş. Şefkatle bakmış.
“Ne hissediyorsun canım?” demiş.
Mina fısıldamış, “İçim kıpır kıpır oluyor.”
“Anneden ayrılmak zor geliyor.”
Annesi sarılmış. “Bu çok normal” demiş.
“Herkes ilk gün böyle hisseder.”
Mina derin nefes almış. Bismillah demeyi hatırlamış.
Kendi kendine söylemiş, “Bismillah, ben yapabilirim.”
Bu söz cesaret anahtarı gibiymiş.
Bir adım atmış. Kapıdan içeri bakmış.
Öğretmeni gülümsüyormuş. Sınıfta boyalar varmış.
Mina yine durmuş. Cesaretini toplamaya çalışmış.
Biraz beklemiş. Kalbi küt küt atıyormuş.
İkinci denemede geriye bakmış. Annesi oradaymış.
Annesi el sallamış. “Seni bekleyeceğim” demiş.
“Sınıftan sonra parka gideriz.”
Mina gülümsemiş. Bismillah demiş. Bir adım daha atmış.
Sınıfa girmiş. Kalbi hala hızlıymış.
Ama artık biraz umutluymuş. Biraz da gururluymuş.
Sırasına oturmuş. Önünde beyaz kağıt varmış.
Boyamak istemiş. Bismillah deyip fırçayı almış.
Fırça birden kaymış. Kağıt ıslanmış.
Mina biraz üzülmüş. Gözleri dolmuş.
“Olmadı” demiş içinden. Biraz utanmış.
Ama vazgeçmemiş. Yeniden Bismillah demiş.
Yeni bir kağıt almış. Derin nefes almış.

Çiçek çizmeye başlamış. Yaprakları tek tek boyamış.
Çiçek sarı ve pembe olmuş. Çok güzel olmuş.
Öğretmeni yanına gelmiş. “Harika olmuş Mina” demiş.
Mina sevinç hissetmiş. İçi ışıkla dolmuş.
Yanındaki arkadaşı da gülümsemiş. Birlikte boyamışlar.
Beraber güneş çizmişler. Güneş sıcacık olmuş.
Zil çalmış. Gün bitmiş. Çantalar toplanmış.
Annesi kapıda bekliyormuş. Gözleri parlıyormuş.
Mina koşmuş. Annesine sıkıca sarılmış.
“Anne, Bismillah dedim. Cesaret geldi” demiş.
“Biraz endişelendim. Sonra geçti.”
Annesi, “Aferin sana” demiş. Alnından öpmüş.
Mina anlamış. Bismillah başlamaya yardım ediyormuş.
Korkunca kalbini sakinleştiriyormuş.
Ayrı kalınca güç veriyormuş.
O gece yatağına yatmış. Ayısına sarılmış.
Bismillah demiş. Gözlerini kapatmış.
Uyku onu sarmış. Rüyasında çiçekli okul varmış.
Ve Mina huzurla uyumuş. Sabahı beklemiş.
Masalın Pedagojik Kazanım: Çocuk, Bismillah diyerek zorlayıcı başlangıçlarda kendi içsel cesaretini harekete geçirebileceğini ve ayrılık kaygısının sevgi ve çabayla azalabileceğini deneyimler.

