Artık Büyüdüm Diyen Zürafa Emzik Bırakıyor
Bir varmış bir yokmuş. Yeşil tepelerin arasında Zuzu adında bir zürafa varmış. Zuzu meraklı ve iyi niyetli bir zürafaymış. Her sabah ağzında küçük bir emzikle uyanırmış. Artık büyüdüğünü herkese söylemek istermiş. Bir gün arkadaşı Fil Momo top oynamaya çağırmış. Zuzu koşmak istedi ama emzik engel oldu.
Top ağzından düşünce kalbi hızlı attı. Biraz endişelendi ve durup düşündü. Annesine doğruyu söylemek istedi. Anne, emziği bırakmak istiyorum dedi. Annesi gülümsedi ve onu dinledi. İstersen küçük bir plan yapalım dedi. Zuzu cesaretle başını salladı. Sorumluluk almak istiyorum dedi.
Sabah planı için bir kutu hazırladı. Kutunun içine yumuşak bir bez koydu. Emziği oraya koyunca gülümsedi. Kutuya bir kalp resmi çizdi. Üzerine kendi adını yazdı. Öğleden sonra oyun zamanı geldi. Önce emziği kutuya koymayı denedi. Kutuyu yatağının yanına koydu.
Gece olunca emziği çok aradı. Uyumak zor geldi ve kıpırdandı. Derin nefes aldı ve bekledi. Annesi yanında ninni söyledi. Ninniden sonra biraz sakinleşti. Suyunu içti ve kuzusuna sarıldı. Kuzusu ona güven verdi. Sabah olunca kendini biraz yorgun hissetti. Ama kendi çabasıyla uyumuştu. Bu onu gururlandırdı ve sevindirdi. Kahvaltıda annesine teşekkür etti. Bugün parkta tekrar deneyeceğim dedi. Annesi onun elini tuttu. Parkta arkadaşlarını selamladı.

İkinci gün parkta zorlandı. Arkadaşları neşeyle oynuyordu. Zuzu emziği olmadan konuşmak istedi. Kelime oyunu oynarken biraz takıldı. Kalbi yine hızlı attı ve durdu. Ben biraz endişelendim dedi dürüstçe. Arkadaşı Zebra Zizi onu anladı. İstersen yanında bekleyeyim dedi. Zuzu teşekkür etti ve devam etti. Oyuna odaklandı ve gülmeye başladı. Oyun bittiğinde çok coşkulu hissetti. Neşeli, sevinçli ve keyifli zıpladı.
Arkadaşları da onunla birlikte zıpladı. Topu paylaşınca oyun daha güzeldi. Herkes sırayla top attı. Artık emzik olmadan da oynayabiliyordu. Eve dönünce annesine her şeyi anlattı. Yalan söylemedi ve dürüst kaldı. Zorlandığım anlar oldu dedi. Ama vazgeçmedim diye ekledi. Annesi ona sarıldı ve kutladı. Sorumluluğunu aldın, bu çok değerli dedi. Baban da seninle gurur duyuyor dedi. Zuzu bu sözlere çok sevindi. Akşam babası ona öykü okudu. Öykü cesur bir kaplumbağayı anlatıyordu. Zuzu öyküyü dikkatle dinledi. Cesur olmak denemek demektir dedi.
Ertesi gün Zuzu farklı bir fikir buldu. Emziği bebek fil Lili’ye vermek istedi. Lili küçük olduğu için emziğe ihtiyaç duyuyordu. Zuzu paylaşmanın güzel olduğunu biliyordu. Bu yardımseverlik ve dostluk örneğiydi. Kendi kutusunu açtı ve emziği yıkadı. Sonra Lili’nin annesine götürdü. Ben büyüdüm, Lili kullanabilir dedi. Lili’nin annesi teşekkür etti. Zuzu saygı ve sevgiyle gülümsedi. Farklı ihtiyaçlara değer vermek güzeldir dedi. Lili de küçük hortumuyla selam verdi. Herkes birlikte oyun oynadı. Oyun sonrası su içip dinlendiler. Hep birlikte gölgede oturdular. Birlikte yaprakları toplayıp saydılar.

O akşam Zuzu yatağına mutlu yattı. Sabır ve tasarruf etmeyi de öğrendi. Emziği ölçülü kullanmak yerine bırakmıştı. Zorluklar karşısında dirençli oldu. Uyku arkadaşı kuzusuna sarıldı. Ninni dinledi ve gözlerini kapattı. Artık emzik olmadan da güvendeydi. Kendini cesur ve sorumlu hissetti. Rüyasında uçurtma uçurduğunu gördü. Uçurtması gökyüzünde parlıyordu.
Güneş onu ısıtıyordu. Sabah olunca yeni bir gün başladı. Ertesi sabah güneş pırıl pırıl doğdu. Zuzu yeni bir oyuna koştu. Arkadaşları onu alkışladı. Aferin sana, başardın dediler. Artık büyüdüm diyen Zürafa gülümsedi. Ve ormanda herkes huzurla yaşadı. Geceleri yıldızlar daha parlak göründü. Masal içinde Zuzu huzurla uykuya daldı.

