Bir varmış bir yokmuş, yeşil bir vadide bir krallık varmış.
Bu krallığın kralı Hz. Süleyman (a.s.) imiş.
Hz. Süleyman (a.s.) çok meraklı ve iyi kalpliymiş.
Allah’ın izniyle hayvanların dilini anlarmış.
Kuşlarla konuşur, rüzgarı dinlermiş.
Her sabah Allah’a şükredermiş.
Her canlıya sevgiyle bakarmış.
Bir gün Hz. Süleyman (a.s.) yola çıkmış.
Yanında dostları ve askerleri varmış.
Yol güneşli ve rüzgarlıymış.
Yerde yumuşak kumlar varmış.
Kumların üzerinde ışık parlıyormuş.
Kumların arasında minik bir karınca yuvası varmış.
Yuvada bir sürü karınca yaşarmış.
Karıncalar birlikte çalışır, birlikte oynarmış.
En küçük karınca Mina’ymış.
Mina çok meraklı ve iyi niyetliymiş.
Mina yuvasından ilk kez uzaklaşacakmış.
Bu onun için büyük bir günmüş.
Annesi ona küçük bir tohum vermiş.
Bu senin cesaret tohumun demiş.
Zorlanırsan ona dokun demiş.
Allah seninle demiş.
Mina tohumu sırt çantasına koymuş.
Çantasını sıkıca kapatmış.
Derin bir nefes almış.
Güneş yaprakların arasından süzülüyormuş.
Kuşlar neşeyle ötüyormuş.
Çiçekler mis gibi kokuyormuş.
Sonra yer hafifçe titremiş.
Uzakta bir ses duyulmuş.
Hz. Süleyman (a.s.) ordusu yaklaşıyormuş.

Mina’nın kalbi hızlı atmış.
Biraz endişelenmiş, biraz heyecanlanmış.
Ailesinden ayrı kalmak zor gelmiş.
Yuvaya dönmek istemiş.
Ama yolu unuturum diye düşünmüş.
Annesini göremeyince içi burkulmuş.
Gözleri biraz dolmuş.
Kendini yalnız hissetmiş.
Biraz çekinmiş ve durmuş.
Mina bir yaprağın altına saklanmış.
Yaprak serin ve güvenliymiş.
Oradan ordunun sesini dinlemiş.
Sesler giderek yaklaşıyormuş.
Hz. Süleyman (a.s.) birden durmuş.
Allah’ın izniyle karıncaları duymuş.
Mina’nın annesi seslenmiş.
Ey karıncalar yuvanıza girin demiş.
Ordunun ayaklarına dikkat edin demiş.
Birlikte güvende kalalım demiş.
Mina bu sesi duymuş.
Kalbi daha hızlı atmış.
Ayrılmak onu endişelendirmiş.
Bir an annesini çok özlemiş.
İçinde küçük bir sızı hissetmiş.
Hz. Süleyman (a.s.) gülümsemiş ve beklemiş.
Askerlerine durun işareti yapmış.
Kimse yuvaya basmasın demiş.
Yolunuzu değiştirin demiş.
Karıncaları korkutmayalım demiş.
Allah’ın yarattıklarına merhamet edelim demiş.

Mina bu sözü duymuş.
Biraz rahatlamış ve umutlanmış.
İçine küçük bir sevinç dolmuş.
Kendini daha güvende hissetmiş.
Ama hala yuvasından uzaktaymış.
Küçük bacakları yorulmuş.
Biraz soluklanmış ve oturmuş.
Mina cesaret tohumuna dokunmuş.
Tohum sıcak ve pürüzsüzmüş.
Kendi kendine konuşmuş.
Ben deneyebilirim demiş.
Ben yuvama dönebilirim demiş.
Allah benimle demiş.
Önce küçük bir adım atmış.
Kumlar ayağına yapışmış.
Mina düşmüş ve kalkmış.
Üzerindeki kumu silmiş.
Gülümsemiş ve devam etmiş.
İkinci denemede yönünü şaşırmış.
Yanlış yola sapmış.
Küçük bir çukura girmiş.
Çukur karanlık değilmiş.
Ama çıkması biraz zormuş.
Kalbi tekrar hızlı atmış.
Biraz endişelenmiş ama vazgeçmemiş.
Tohumunu sıkıca tutmuş.
Derin nefes alıp vermiş.
Üç kez nefes almış.
Ben buradayım demiş.
Ben başarabilirim demiş.
Etrafına dikkatle bakmış.
Güneşin yönünü hatırlamış.
Annesinin dediği izleri aramış.
Kumda minik çizgiler görmüş.
İşte bizim yolumuz demiş.
Yavaş yavaş izleri takip etmiş.
Bir yaprak köprü olmuş.
Yaprağın üzerinden geçmiş.
Rüzgar yaprağı sallamış.
Mina dengesini korumuş.
Cesurca karşıya geçmiş.
Kendine aferin demiş.
Kalbi sevinçle dolmuş.
Karşısında yuvayı görmüş.
Annesi kapıda bekliyormuş.
Annesinin gözleri parlıyormuş.

Mina sevinçle koşmuş.
Annesine sıkıca sarılmış.
Annesi sen başardın demiş.
Çok cesur davrandın demiş.
Allah razı olsun demiş.
Mina gururlu hissetmiş.
Kalbi artık yavaş atıyormuş.
İçi sıcak ve huzurluymuş.
Artık endişesi azalmış.
Hz. Süleyman (a.s.) bu anı izlemiş.
Minik karıncanın cesaretini sevmiş.
Ordusuna yolu değiştirelim demiş.
Karıncaların yuvası güvende kalsın demiş.
Askerler başka yoldan gitmiş.
Kuşlar şarkı söylemiş.
Çiçekler başlarını sallamış.
Mina yuvanın girişinde durmuş.
Hz. Süleyman (a.s.) için dua etmiş.
Allah onu korusun demiş.
Hz. Süleyman (a.s.) da gülümsemiş.
Mina’nın cesareti herkese örnek olmuş.
Herkes Mina’yı alkışlamış.
Akşam olmuş, gökyüzü pembeleşmiş.
Mina yuvasında dinlenmiş.
Tohumunu yastığının altına koymuş.
Annesi ona dua okumuş.
Mina gözlerini kapatmış.
Artık ayrı kalmak daha kolaymış.
Çünkü cesaret tohumunu tanımış.
Uyumadan önce fısıldamış.
Yarın yine denerim demiş.
Allah bizi korur demiş.
Kalbi huzurla dolmuş.
Vadide herkes huzurla uyumuş.
Ay ışığı vadiyi aydınlatmış.
Yıldızlar pırıl pırıl parlamış.
Gökten üç tohum düşmüş.
Biri Mina’ya, biri sana, biri bana.
Pedagojik Kazanımı: Masal içinde çocuk, ayrılık kaygısında cesaret nesnesine dokunarak ve kendi çabasıyla çözüm üreterek öz güvenini pekiştirir ve Hz. Süleyman (a.s.)’ın merhametini örnek alır.

