Ali’nin Hayvan Bahçesi
Bir varmış bir yokmuş masalda küçük bir kasabada Ali yaşarmış.
Ali yedi yaşındaymış. Çok meraklıymış. Hayvanları çok severmiş.
Dedesinin bir hayvan bahçesi varmış. Orada tavuklar varmış.
Kuzular varmış. Bir de pofuduk tavşan varmış.

Tavşan beyazmış. Kuzular kıvırcık tüylüymüş. Tavuklar benekliymiş.
Ali her gün oraya bakarmış. Bugün ilk kez yalnız gidecekmiş.
Annesi kapıda durmuş. Çantası hazır olmuş. İçinde elma varmış.
Suluğu sarıymış. Şapkası maviymiş. Ayakkabıları kırmızıymış.
Sabah rüzgar serinmiş. Yapraklar hışırdamış. Ali üşümüş.
Annesi atkı vermiş. Ali takmış. Çok sıcak tutmuş.
Ali heyecanlıymış. Kalbi hızlı atıyormuş. Biraz endişelenmiş.
Annesinin elini tutmuş. Bırakmak istememiş. Gözleri dolmuş.
Annesi diz çökmüş. Seni anlıyorum demiş. Bu çok normal demiş.
İstersen üç kez sarılalım demiş. Sonra ben burada olacağım demiş.
Ali sarılmış. Bir, iki, üç saymış.
Annesi cebine küçük bir mavi düğme koymuş. Bu cesaret düğmesi demiş.
Zorlanırsan tut demiş. Ben seni düşünüyor olacağım demiş.
Ali düğmeyi sıkmış. Derin nefes almış. Yola çıkmış.
Yolda çiçekler varmış. Kelebekler uçuyormuş. Ali onları saymış.
Annesi el sallamış. Güle güle demiş. Dikkatli ol demiş.
Hayvan bahçesi renkliymiş. Kapısı sarıymış. Çiçekler açıyormuş.

Duvarları ahşapmış. Pencerelerde resimler varmış.
Bahçede saman kokusu varmış. Küçük bir çeşme akıyormuş.
Yerde minik ayak izleri varmış. Tavşan izleriymiş.
Bahçede el arabası varmış. İçinde havuçlar varmış.
Bahçede dede bekliyormuş. Hoş geldin Ali demiş. Gülümsemiş.
İçeride kuzular melemiş. Tavuklar gıdaklamış. Tavşan zıplamış.
Ali durmuş. Bir adım geriye gitmiş. Kalbi hızlı atıyormuş.
Kendini biraz yalnız hissetmiş. Biraz da çekinmiş.
Gözleri annesini aramış. Ama annesi evdeymiş.
Annesini özlemiş. Kalbi biraz buruk olmuş.
Burnunu çekmiş. Ama ağlamamış.
Dede el uzatmış. Yanıma gelmek ister misin demiş.
Ali önce izlemiş. Sonra başını sallamış. Ama gitmemiş.
Düğmeyi cebinde tutmuş. Kendine, deneyebilirim demiş.
Yavaşça yaklaşmış. Kuzunun yanına oturmuş. Merhaba demiş.
Kuzu başını uzatmış. Ali onu okşamış. Çok yumuşakmış.
Kuzu melemiş. Ali gülümsemiş. Kendini iyi hissetmiş.
Birden kova devrilmiş. Sular dökülmüş. Tavuklar şaşırmış.
Ali biraz korkmuş. Kalbi yine hızlı atmış. Ne yapacağım demiş.
Dede, birlikte toplayalım demiş. Ali bez getirmiş.
Yeri birlikte silmişler. Tavuklara su vermişler. İş bitmiş.
Ali sevinmiş. Kendini daha rahat hissetmiş. Kalbi yavaşlamış.

Dede, aferin sana demiş. Çok güzel yardım ettin demiş.
Ali göğsünü kabartmış. Kendine güvenmiş.
Sonra tavşanın kafesi açık kalmış. Tavşan dışarı çıkmış.
Ali merak etmiş. Tavşan nereye gitti diye bakmış.
Tavşan havuçların arkasına saklanmış. Biraz korkmuş gibi duruyormuş.
Ali yavaşça yaklaşmış. Eğilmiş. Sakin ol demiş.
Tavşanı kucağına almış. Kafesine geri koymuş. Kapıyı kapatmış.
Tavşan burnunu oynatmış. Ali gülümsemiş.
Dede aferin demiş. Ne kadar cesur davrandın demiş.
Ali kendini gururlu hissetmiş. İçinde sıcaklık varmış.
Öğle olmuş. Dede elma dilimlemiş. Birlikte yemişler.
Ali kuşların sesini dinlemiş. Kuzular uyumuş. Çok huzurluymuş.
Kuzulara ninni söylemiş. Tavuklar dinlemiş. Her yer sessizmiş.
Sonra hepsi oyun oynamış. Top yuvarlamışlar. Çok gülmüşler.
Ali tavşanla zıplamış. Kuzuyla dönmüş. Çok eğlenmiş.
Kapı açılmış. Annesi gelmiş. Ali koşmuş.
Anne bak demiş. Tavşana yardım ettim demiş. Çok eğlendim demiş.
Annesi sarılmış. Seninle gurur duyuyorum demiş.
Ali düğmeyi göstermiş. Bana cesaret verdi demiş.
Eve dönerken zıplamış. Yarın yine geleceğim demiş.
O gece mışıl mışıl uyumuş. Rüyasında hayvan bahçesini görmüş.
Artık hayvan bahçesi güvenli bir yermiş. Orası onun da yeriymiş.
Gökten üç tüy düşmüş. Biri Ali’ye, biri sana, biri bana.
Pedagojik Kazanım: Çocuk kendi cesaret nesnesiyle ayrılık kaygısını yönetip yardım etme deneyimiyle öz güvenini pekiştirir.

