Youtube’u Bırakıp Kitapların Dünyasına Giden Efe
Bir varmış bir yokmuş. Efe adında meraklı bir çocuk varmış. Efe tabletini çok severdi. Her gün Youtube izlerdi. Annesi seslenir, babası kitap uzatırdı. Efe kitaplara hiç bakmazdı.
Bir akşam tablet birden kapandı. Şarjı tamamen bitmişti. Efe önce ne yapacağını bilemedi. Kalbi hızlı attı, biraz endişelendi. Oda bir anda çok sessiz kaldı. Canı sıkıldı ve üzüldü.
O sırada yatağındaki üç kitap parlamaya başladı. Kapakları sıcak ışıklar saçıyordu. Renkleri sarı, mavi ve pembeydi. Efe çok şaşırdı ve meraklandı. Yavaşça kitaplara yaklaştı. Birini eline aldı ve kapağını açtı.
Kapak açılınca içinden sıcak bir rüzgar esti. Efe kendini birden bambaşka bir yerde buldu. Burası kitapların ormanıydı. Ağaçlar üst üste dizili kitaplardı. Yapraklar uçuşan sayfalardı. Kuşlar bile kağıttan yapılmıştı.
Efe kitap yoldan yürümeye başladı. Ama yol çok karışıktı. Kitaplar yere dağılmıştı. Karşısına sevimli mavi bir tavşan zıplayarak geldi. Tavşan dedi ki, bu yolu kim düzeltecek? Efe hemen yardım etmek istedi.
Bu davranış yardımseverlik ve dostluk değerini gösteriyordu. Efe yerdeki kitapları tek tek topladı. Onları üst üste koymak istedi. Ama kule hemen devrildi. İlk denemesi başarısız oldu.

Efe pes etmedi. Derin bir nefes aldı ve tekrar denedi. Bu sabır ve tasarruf demekti. İmkanları dikkatli ve ölçülü kullandı. Bu kez kitapları boy sırasına göre dizdi. En büyüğü alta, en küçüğü üste koydu. Yol birdenbire dümdüz oldu.
Mavi tavşan çok sevindi ve zıpladı. Efe o an çok neşeli ve sevinçli hissetti. Tam o sırada sarı bir kuş geldi. Kuşun kanadı bir sayfanın arasına sıkışmıştı. Kuş biraz korkmuş ve endişeli görünüyordu. Efe kuşu nazikçe kurtardı.
Kuş Efe’ye teşekkür etti. Sonra sordu, sen buraya neden geldin? Efe biraz duraksadı. Sonra dürüstçe cevap verdi. Ben hep Youtube izledim dedi. Kitapları unuttum dedi. Yalan söylemedi.
Bu adalet ve dürüstlük değeriydi. Her zaman doğruyu söylemek gerekiyordu. Kuş bu dürüst cevabı çok sevdi. Ona parlayan bir cesaret tohumu hediye etti. Efe tohumu avucuna aldı.
Tohumu alınca annesini ve babasını özledi. Biraz hüzünlü ve kederli hissetti. Evinin sıcaklığını hatırladı. Ama cesaret tohumu elinde parlıyordu. Kalbi artık daha sakin atıyordu. Korkusu yavaş yavaş geçiyordu.
Efe tohumu yere ekti. Yerden kocaman bir kitap ev büyüdü. Kapısı yavaşça açıldı. İçeride annesi ve babası onu bekliyordu. Hepsi gülümsüyordu. Efe kendini güvende hissetti.
Gözlerini açtığında kendi yatağındaydı. Kitaplar hala kucağındaydı. Tablet masada dolmuş halde duruyordu. Ama Efe tablete bakmadı. Koşup annesine ve babasına sarıldı. Bugün birlikte kitap okuyalım dedi.

O akşam üçü birlikte aynı kitabı okudular. Sayfaları sırayla çevirdiler. Sıcak lamba yanıyordu. Efe artık sorumluluk ve öz denetimi öğrenmişti. Kendi davranışının sonucunu üstlenebiliyordu. Zamanını kendisi ayarlıyordu.
O günden sonra Efe dengeli oldu. Her gün biraz izledi, sonra kitap okudu. Kitapların dünyası onun en sevdiği yer oldu. Masal burada umutla ve güvenle bitti.

